Marcella Frangipane, 1976 yılında kazı çalışmalarına katıldığı Arslantepe’ye ömrünü adadı. 2020 yılında emekli olan ve kazı heyeti başkanlığını bırakan Frangipane, Onursal Kazı Başkanı olarak çalışmalarda yer almaya devam ediyor.
44 yılını Arslantepe Höyüğü’ne veren Frangipane, höyükte daha önce Fransızların kazı yaptığını, sonrasında İtalyanların Prof. Puglisi ve Prof. Meriggi ile yeni bir kazıya başladıklarını ifade etti.
“Kerpiç bir bina bulmaları onlar için bir sürpriz olmuş” diyen Frangipane, şunları söyledi:
“Hitit’ten daha eski, M.Ö. 4000 yılında. Bir tapınak gibi. O zaman çok enteresan ve yeni bir şey. Kazı iki yerden devam etti. Hitit yerinde devam etti ve yeni kazılar başlamış” bilgisini paylaştı.
Frangipane, Arslantepe’de ikinci en önemli buluntuların mühür baskıları olduğunu kaydederek, şunları söyledi:
“Çok sayıda mühür baskısı bulduk. Depolarda başka yerlerde bulduk. Küçük bir oda mühür baskılarıyla doluydu. 6 bin parça vardı. Çok dikkatli inceledik ve bir bürokrasi sistem olduğunu anladık. Mühür imza gibiydi. İnsanlar geliyor mesela yemek alıyorlar, sonra mühür vuruyorlar. Mühür vardı imza vardı, kontrol yapıyorlardı. Her şey yazısız ama sistem aynı bugün gibi başlanmış. Bu sistem ile ekonomi kontrolü yapmışlar. İş kontrolü yapılmış. Demek insanlar buraya gelip çalışıyorlar, o zaman para yok yemek veriyorlar. Toplum değişti, önceden herkes aynı. Ondan sonra birkaç güçlü insan vardı, fakir olandan her şeyi alıyorlardı. Ekonomik, sosyal, politika kontrolü başladı. Dini sistemi de kullanmışlar.