Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdulvahap Munyar, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Güz ve gazeteci Mete Belovacıklı konuşmacı olarak katıldı.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Özer, Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Eylem Şentürk Kara, yerel medya temsilcileri, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı panel, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı'nın okunmasıyla başladı. Daha sonra İnönü Üniversitesinin 50. yıl tanıtım filmi izlendi.
Panelde ilk olarak konuşan gazeteci Mete Belovacıklı, yapay zekânın gazetecilik pratiklerini dönüştürdüğünü belirterek yapay zekanın etik ve hukuki boyutunu dinleyicilerle paylaştı. Yapay zekâ aracılığıyla yapılan içeriklere değinen Belovacıklı şunları söyledi:
“Yapay zekâ bizim adımıza bir şeyler mi üretecek, yoksa biz yapay zekâ üzerinden daha iyi şeylerin üretilmesini mi sağlayacağız? Buradaki korku, yapay zekânın giderek insan üretiminin yerini alacağı ve insanı bütün üretim denklemlerinin dışına iteceği varsayımından kaynaklanıyor. Böyle olunca hem sürekli şüphe duyar hale geliyoruz hem de bu süreci korkulacak bir durum olarak algılıyoruz. Bu durumun derinliklerinde nelerin olduğu konusu ise çoğu zaman göz ardı ediliyor.”
“Yapay zekânın nasıl kullanıldığını bilmek zorundayız”
Belovacıklı’dan sonra sözü alan Prof. Dr. Nurettin Güz, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nün tarihçesi hakkında bilgi verdi. Gazetecilik etiğine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Güz, “Etik konusu yıllardır tartışılıyor. Haber yazarken reklamla haberin ayrımı net olmalıdır. Para alınmışsa bu reklamdır; alınmamışsa haberdir. Bu ayrımı yapacak olan mekanizma çoğu zaman iletişimcinin vicdanıdır. Yapay zekâ ile ilgili olarak, iletişim mekanizması içinde haber dâhil içerik üretirken yapay zekâyı artık kullanmamak mümkün değildir; ancak nasıl kullanıldığını bilmek zorundayız.” dedi.
“Geleneksel medya tamamen ortadan kalkmayacak”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdulvahap Munyar, geleneksel medyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu şekilde konuştu:
“Geleneksel medyanın daraldığı bir gerçek; ancak bu tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Medya tek sesli hale geldiğinde inandırıcılığını kaybeder. Toplum farklı sesleri duymak ister. Medyanın büyük bir bölümünün tek merkezden kontrol edilmesi son derece tehlikelidir. Sosyal medya bu noktada alternatif bir alan sunsa da burada da güvenilirlik sorunu vardır. Okuduğumuz, izlediğimiz ve paylaştığımız bilgilerin doğruluğunu sorgulamak zorundayız. Sonuç olarak geleneksel medya tamamen yok olmayacak ve yeni medya ile birlikte varlığını sürdürecektir.”
"Geleneksel hale getirmek istiyoruz"
İletişim Fakültesi Dekanı ve moderatör Prof. Dr. Ahmet Yatkın, her yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nün bir panelle geleneksel hale getirmek istediklerini ifade etti. Panelde emeği geçenlere teşekkür eden Dekan Yatkın, “Bu süreçte desteklerini esirgemeyen başta Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere Malatya Gazeteciler Cemiyeti, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyetine ve burada bulunan tüm cemiyetlere teşekkür ediyorum. Ayrıca İnönü Üniversitesi Gazetecilik Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren İnönü Medya Dezenformasyonla Mücadele Öğrenci Topluluğuna da huzurunuzda teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Özer de gazetecilik mesleğinin önemine vurgu yaparak 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı. Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Eylem Şentürk Kara ise gazetecilik mesleğinin etik ve evrensel hukuk çerçevesinde yapılmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Katılımcılardan gelen soruları da yanıtlayan konuşmacılara, panelin sonunda teşekkür belgesi takdim edildi.